boyoz.

her sabah, boyoz almaya giderken komik durumlar yaşıyoruz. evin köpeklerinden biri, bizimle gelmek istiyor. normalde tek kişi gidecekken, 3 kişi biniyoruz tricycle’a. sağa sola havlayıp duruyor, birgün havladığı köpekler, bize çok kötü saldıracak.

foça, bugün aşırı sıcak. tüm gün klimanın altında lucifer izliyorum. pazar günleri, çok kalabalık oluyor tüm koylar. o yüzden gitmeyi tercih etmiyoruz.

dünyalara, evrenlere, haykırabilirim ne söylemek istediğimi ama senden başka kim duyar ki beni? kim anlar, kim kabul ederdi? kalplerimiz konuştu ama özellikle senin kalbinin gücü olmasaydı. asla başaramazdık.

çocuk kalpli

üzümlü kek, eğer söylemezse, onu, asla anlayamacağımı düşünüyordu. evet bu doğruydu ama bilmediği bir şey vardı. o da, onun kalbini, daha bu işin en başından beri hissetmemdi. öyle güçlüydü ki o kalp, en son anlarımızda bile, beni peşinden sürükledi. benim kalbim ise, bu kadar güçlü değildi, en ufak bir hayal kırıklığında, kaçıyordu üzümlü kek’ten. çünkü gücüm yetmiyordu. o noktada bile, üzümlü kekin kalbi, bana devam edebilmem için cesaret veriyordu.

benim konuştuklarımı, belki anlayamıyorsunuz ama o tüm kalbiyle anlıyor. bu da bana yetiyor. burası bizim yuvamız. sonsuza kadar yaşayacağımız yer. biz asla ölmeyeceğiz.

işte böyle hissediyorum.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.