doğa kampı.

uzun parkur rafting, kayak, su kaydırağı ve zipline’dan sonra, programı tamamladım. bugün de başka şeyler vardı aslında ama üzümlü kek yine izin vermedi, beni krallığımızda hasta bulunca. bir akşam önce barışmıştık zaten ama dün, tüm gün rafting’te olduğum için, hem 3.05 mesajını giremedim hem de blog yazamadım.

dalaman çayında, hayatımın en tehlikeli, en sert rafting’ini yaptım. sürekli, hızlı bir şekilde, bir kayaya süreklenip, bir yerimiz kırılacakmış gibi hissettik. botumuzda bir lider olmasına rağmen, çok tehlikeli anlarımız oldu. rafting kısmında düşmedik ama bir yerden sonra kayak yaparak devam ettik ve o sırada iki kere devrildim, lidersiz kaldığım için. birinde de kayak kafama geçti, kafamı su yüzüne çıkaramadım, bir süre, kayakla boğuşmam gerekti. çok eğlenceliydi ama.

su da çok soğuktu. kaç kere titredim allah bilir. videoda da görüldüğü gibi, güneş bizi terk etmişti.

kardeşimi aradım dün, sesimin hasta gibi geldiğini anladı. sen sakın bu halde foça’ya gitme, annem, seni, böyle hasta görürse öldürür, bize gel, dedi. ah ben ve benim hayatımdaki kadınlar. üzümlü kek de benzer şeyler söylüyordu. önceki akşam erken uyuyunca, bak nasıl da yatılıyormuş istenirse, günde en az 10 saat uykuya ihtiyacın var gördüğün gibi, dediğimden çıkmak yok bundan sonra, seni korumaya çalıştığımı biliyorsun, mathieu’e söz verdiğim gibi, bunu yapmayı hiç bırakmadım, iyiliğin için cezalandırmak zorundaydım, dedi.

dün, gece de kucağında uyandım. bu hasta oldum demekti. ah üzümlü kek diyordu bana, konu sadece epilepsi mi sadece, ya gene hasta olursan, öyle güçlü müsün ki şimdi. onu, beni, senin gibi yapmadan önce düşünecektin üzümlü kek diye veriyorum cevabı.

üzüm üzüme baka baka kararır.

1 yıl önce hastalık hakkında, hiçbir şey bilmiyorduk. 3. kez geçirdiğimi bir yerlere anlatmak istiyorum ama 3’ünü de, aynı uçakta kaptığım için, insanlara söylemekten çekiniyorum. evrendeki en olmadık şeyler, benim başıma gelir böyle. söylesem kimse inanmaz bir tecrübe yaşadım covid ile ilgili.

aslında, bazı doktorlar tarafından denen şu: virüs bazı hücrelerine saklanmış durumda, bağışıklık sistemin her düştüğünde, yeniden saldırıyor, bu sayede de antikorun pozitif görünüyor lakin sıkıntı şu ki, iyi antikor sağlayamıyorsun, sağladıkların hızlı eriyor, 3. doz aşı olmalısın.

ne kadar doğru bilmiyorum. son kaptığım, diğerlerine hiç benzemiyordu. izmir’de 4 gün dinlenme şansı bulacağım. sonra eşim gelecek perşembe günü. bir tur da, onunla ve ailemle geleceğim buralara. sonra onun, annesi babası da bize katılacak. eşim hiç sorun değil de, babası benim için çok büyük sorun.

konuş konuş, kafamı eritecek benim. ne güzel de huzurumu sağlamıştım. bungalovlarda da daha çok kalmalıymışız. burası bir bambaşka. birkaç saat içinde ayrılıyor olmam, çok üzücü.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.