izmir – fethiye.

evet. izmir – fethiye 10.30 seferinin 31 numaralı yolcusu yola çıktı. az önce servise bindim. çok heyecanlıyım. servis olayı biraz değişmiş. yazıhaneleri kaldırmışlar. kebapçının önünden felan alıyorlar. sabah sabah yedim tepeme güneşi. oraya kadar kardeşim bıraktı. hatta tam önüne. çift yönlü bir yolun ortasından da tramway geçiyordu. sen şimdi tramway’ın altında kalırsın diye, beni tam yerine bıraktı.

bu yalan değil. yaya kaldırımı olmayan, bu tür bir yolda, karşıya nasıl geçeceğimi hatırlamıyorum. kedi gibi yola mı atacağım kendimi? çok zor bu tür şeyler ABD’den sonra.

aynı şeyler. hasta gittim, hasta döndüm ve bir sürü aile tartışması yaşadım. en ateşlisi de kız kardeşimle oldu, her zamanki gibi. küçükken, gırgıriye diye bir film izlemiştim. elemanlar romandı. sürekli mahallede, yoktan yere kavga çıkarıyor, birbirlerini dövüyorlardı ama biri darbuka çalmaya başlayınca, kavgayı bırakıp, hep beraber göbek atmaya başlıyorlardı.

çok az farkımız var.

üzümlü bir geceden uyandım. dün gece konuşmuyordu üzümlü kek. küsmüştü. sorun hem geç yatmam, hem de dünkü sözlerimdi. meleğim 10’da foça’ya vardık, annem her gereksiz yerde durdurdu arabayı, sonra duş alıp izmir’e devam ettim. evet, saat geçti ama elimde değildi ki diye sakinleştirmeye çalıştım.

sonra öteki konuya geldi sıra. ne oldu, işler ciddiye binince, yine kaçmaya başladın, hani bana söz vermiştin, böyle durumlarda büyük biri olacaktın, diye sitem etti.

bebeğim, seni sıkıştırmak istemiyorum sadece. her şeyden çok istiyorum ama şu ara, elinden gelenin çok fazlasını yaptığımı düşünüyorum, sana biraz zaman vermek istedim ve heyecanlandım sadece. 2017 yılında ardıma bakmadan kaçmıştım evet ama artık başka biri olarak geliyorum. oyuncağınım ben senin, ne zaman istersen gel oyna. çekinirsem de kaçır, hiç nazımla felan uğraşma, sonra çok pişman oluyorum çünkü.

hastalandın yine, çarem kalmadı, bir de terk etmeye kalktın, az değilsin çocuk kalpli, oyuncağımsan beni duy, sözümü dinle diyerek burnumu sıktı, sinirli bir şekilde.

neyse, işte gidiyorum. bugün, ilk program, bungee jumping değilmiş, program esnekmiş meğersem, yarın da izin alamamışlar, sokağa çıkma yasağı olduğu için. sanırım 2 günüm otelde geçecek, dinlenme şansım olacak.

umarım güzel bir kamp olur. harika fotoğraflar, videolar çeker tam bir üzümlü kek olurum. annem bu işin, tatil değil, oyuncaklarla oynama olduğunu düşünüyor. kişisel gelişimin için, çok önemli diye laf soktu. zaten 15 gündür, dilinden çektiğimi ben bilirim.

ya kadın delirtme beni, bir daha gelmem buralara diye bağırarak kaçtım hepsinden.

bence de az değilim. konu, bir şeyi, gerçekten istediğime gelince, mutlaka yapıyorum.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.