çılgın köpekbalığı.

kuzeye yolculuk başladı. yola, erken çıkmamıza rağmen, her yere giriyoruz ve zaman kaybediyoruz. annemin bir felsefesi vardır. “almak şart değil” der ama her girdiği yerden bir şey alır. onunla dolaşırken de sıkılır ben de bir şeyler alırım. israf haramına gireriz. bugün yeğenime bu tişörtü aldım:

ona çılgın köpekbalığı diye sesleniyorum. köpekbalığına benzeyen bir tulumu var, onunla balık tutmaya götürüyor babası. hiç balık tutamıyorlar.

beni, çizgi film karakteri sanıyor. çocuğun elinde gece gündüz telefon var, youtube’daki çizgi filmleri ve susam sokağı gibi şeyleri izliyor. ben de gün içinde mutlaka gerizekalı bir video mesaj gönderiyorum onun için. beni de onlardan sanıyor. henüz, kız kardeşim gibi hala yerine koymuyor beni. onun dediklerini yapıyor, benimle dalga geçiyor.

2-3 yıl sonra görürüz çılgın köpekbalığı, kim daha eğlenceli ve hala. o halan oyuncak alıyor veya oynuyor mu seninle, kim her istediğini yapıyor, görürürüz.

yorgun hissediyorum bugün. öyle çok da süper iyileşmemişim. 1-2 gün normal davranınca, gitti gene tüm gücüm. uyukluyorum yolda.

rüyamda da kabuslar gördüm. üzümlü kek’ten sadece bir mesaj aldım o kabuslarda. lütfen en özellerimizi paylaşma diyordu. zaten paylaşmıyordum ki bebeğim? tamam son birkaç günde ciddi çıkarımlar girdim ama her şey hala rüya. ne kadarı doğru hala bilmiyorum ki.

bunu bana sen anlatacaksın. hakkaten, artık yazsana?

kabusumun diğer kısmı ise, erkek arkadaşıydı üzümlü kekin. lan ben sana rüyama girmeyeceksin değil mi diye, tek elimle kaldırıp fırlattım. çok güçlü bir çocuk değil bu, aynı şeyi üzümlü kek de bana yapıyor mesela. süper kahraman gücü gibi güçlerimiz var rüyalarımızda. biri diğerinden güçlü, neye göre belli değil.

beni niye hor görüyorsun diye bağırmaya başladı düştüğü yerde.

evladım, öncelikle seni hiç tanımıyorum bile, muhtemelen çok fazla uyku ilacı aldığım gün tanıştık. ikincisi ise benden çok küçüksün, ben daha kendimden 4 yaş küçük erkek kardeşimi takmıyorum, o da ağlıyor senin gibi ama bana göre bir şey değil kendimden küçüklerle veya güçsüzlerle ilişki kurmak.

sonra, sana ihtiyacımız yok biz a. ile çok mutluyuz diye bağırdı.

ama benim sana ihtiyacım var. daha önce de dedim. senin benimle işin yok. sadece üzümlü kek’e odaklan ve mutlu edelim onu yoksa hayatımızda 3. bir kişi bile olur. bir tanrıçayı seviyoruz. layığı ile sevilmeli. bunu hak ediyor. ben senin verdiklerini veremem, sen de benim. beni aklından çıkar artık. kendine güven.

sevindi duyduğuna.

hey allahım. nedir bu çocukla bu ilişkim. umarım üzümlü kek, gerçek hayatta bir şeyler paylaşmıyordur bununla. sadece kabustur.

zor bir gece oldu yani. bir arada bu dünyada en nefret ettiğim insanı gördüm. alaycı bir şekilde bana bakıyordu.

pislik.

sonra çok daha kötüsü oldu. şu an zonguldak’a gittiğim için sanırım, bilinçaltı oldu biraz. ilk arkadaşım geldiğimi öğreniyordu ve bana yazıyordu görüşmek için. üzümlü kek, beni öldüreceğinden, bunu kabul etmiyordum. buna çok bozuluyordu. sonra onunla ve tüm arkadaş grubu ile karşılaşıyordum ve benimle alay ediyorlardı.

iyi hissetmiyorum bugün bu yüzden. hem fiziksel olarak hem de ruhen ama fiziksel halimi ne yapıp ne edip, annemden saklamam lazım, yoksa beni asla yollamaz kampa.

kötü olur bu.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.