negatif.

korkular içinde geçti bugünüm. sabah ateşler içinde yanarak kalktım. sonrasında ise panikle, test yaptırmaya koştuk, urgent care’de aldık soluğu. neyse ki negatif, sadece soğuk algınlığı. eczaneden, reçetesiz alınan ilaçlardan alıp eve geri döndük. etkisiyle, tüm gün mışıl mışıl uyumuşum.

rüyamda da üzümlü kekleydim. kekim gene çok kızmıştı. başta korkudan yanına bile gidemedim. buraya gelmeyecek misin dedi, geleyim mi diye korkarak attım adımlarımı. yine haklı çıkmıştı. aynı zamanda gönülsüz verdiği izin de elimde patlamıştı. o istemezse, tüm yollar tıkanırdı zaten.

neyse ki kucağına yatırdı ve sarıldı bir süre. yüzünü kara çıkardım ama senin gibi olamazdım zaten üzümlü kek, sen teksindir, yine de elimden geleni yaptım, zevk de aldım, ne olur kızma bana, dedim. tek kızdığım sözümü dinlememiş olman, dedi üzümlü kek. bu doğru değil, izin vermiştin salı günü dedim. hayır vermedim, sen zorla aldın, küsüp canımı acıtmakla tehdit ettin, beni çaresiz bıraktın, bak nasıl hastasın şimdi, yarın nasıl gideceksin phoneix’e, oradan hangi güçle evine geri uçacaksın, nöbet geçirirsen daha çok çıldırmaz mıyım ben şimdi, diye hesap sordu oyuncağından.

sonra sabırsızlığımı konuştuk. benim için neden kolay olmadığını biliyorsun, yalvarırım beni bekle, umudunu kaybetme, bana zaman ver, dedi.

kolay olmaz benim için üzümlü kek, doğum günümde tek başına kalacağım, belki o günlerde de sokaklardaki çöpleri toplayacağım, kırgınlığımı mutlaka hissedeceksin, ah etmemek için her gün dua edeceğim ama o işler de öyle yürümüyor, ne olur kırma artık beni, sana hiçbir şeyin hesabını da sormayacağım, sen söylemedikçe bir şeyleri biliyormuş gibi de davranmayacağım, ayrıca bir konuda, dünyada, en son korkman gereken kişiden korktuğunun ne kadar farkındasın, sen böyle yaparsan ben zaten yandım, asıl ben yalvarıyorum ne olur diye üzümlü kek.

bir şey demedi, kafamdan öptü sadece.

neyse ki, kızgınlığı geçti üzümlü kekin ama dediğim gibi oldu ve canımdan can aldı tatil boyunca. doğum günümde, oregon’a götürülmemek için çok uyanık olmalıyım. benim hayır dediğim şeyler gerçekten önemsenmiyor. becca’yı üzerime salacaktır eşim, çünkü oynayabileceği bir “çocuklar” kozu var, çocuklar seni çok istiyora gelirse iş, çaresiz kalırım. laz de paçama yapışır kesin, sen de gel diye.

laz bu arada beni teyzesi sanıyor. anneme çok benziyorsun diyip, sarılarak öpüyor sürekli.

mayıs ayında onlarla çok zaman geçirmeliyim ki, benden bıksınlar. belki de her gün oynamalıyım onlarla. laz’e amerikan futbolu topu fırlatıyorum artık. jübilee ise, bildiğimiz futbola başladı. abd’de kadınlar oynuyor ilginç bir şekilde futbolu. onu maçlara götürüp getirebilirim, çalıştırırım da her gün.

yarın zor bir yolculuk olacak phoneix’e gerçekten. hiç durmadan ilerlesek hiç sorun değil ama her yerde duruluyor fotoğraf veya restroom bahanesi ile. yaşlı insanlarla yolculuk yapıyoruz. 30 km’de bir tuvalete giriyorlar.

ilk önce atlanta’ya sonra grand rapids’e uçuyorum. haritada bakarsanız, yolculuğumun ilk önce alakasız bir şekilde doğuya gidip, sonra yukarı çıktığını görürsünüz. bu nedenle, sabah 5’te başlayacak yolculuğum ise akşam üzeri 5 gibi sonlanacak. umarım altından kalkabilirim.

zor bir cumartesi olacak.

çocuk kalpli

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Alev Abla dedi ki:

    Hadi geçmiş olsun.👍😊

    Liked by 1 kişi

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      Evet, hala kötüyüm ama virüs değil en azından.

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.