cave creek, arizona.

ailelerimizden ve üzümlü kek’ten aldığımız zar zor izin günümüzde, kaktüsleri görmeye gittik lakin at kiralayamadığımız için, tepelere yürüyerek çıkmak zorunda kaldık ve bu da bizi çok yordu, her yerini de dolaşamadık. mutlaka at bulabileceğimizi, henüz turizm sezonunun başlamamış olduğunu düşünüyorduk. yanılmışız. tek boş gün saat yoktu haftasonuna kadar.

bu fotoğrafın renkleri ile de oynadım. bu kadar yeşil görünmüyor. dünkü videoda da dediğim gibi, bu türden bir yerde gözüm, alışkın olduğum michigan yeşilliğini arıyor. hayatımın büyük bir bölümünün de karadeniz de geçtiğini söylemem gerek. yeşil olmazsa olmazım. o yüzden çok keyif almadım kaktüsleri dolaşırken.

sonra jerome adlı bir kasabaya gittik. burası eski maden işletmelerinin bulunduğu, evlerin dağların üzerine yapıldığı, zonguldak gibi bir şehirdi. eşim, sanırım bu yüzden getirdi beni buraya. homesick hissettiğimi düşünüyor. zonguldak’ı özledim mi bilmiyorum ama oradan ankara’ya gitmeyi kesinlikle özledim…

sonra öğrendik ki, bu yer aslında hayaletleri ile ünlüymüş. gece gece mezarlarda dolaştık. manyak herif. yeterince derdimiz yok sanki.

beni sonsuza kadar iyileştirecek bir şey söyledin, sadece hayatımı değil, varlığımı da kurtardın.

çocuk kalpli

çok mutluyum bugünlerde. birgün, üzümlü kek gibi hissedeceğim aklıma bile gelmezdi. birkaç gün onun gibi davrandıktan sonra, o olmak hoşuma gitmeye başladı ama harika hissetmemi sağlayan başka bir nedenimiz daha vardı ki, o da bana söylediği sırrıydı.

hiç düşünmezdim, hiç aklıma bile gelmemişti bu sır. gerçek hayatta ise, böyle bir şey olup olmadığını hala bilmiyorum ama söylemesine ihtiyacım var mı onu bile bilmiyorum, bu kadarı bile yetti harika hissetmeme. zaten sırrı konusunda, bana söylemesine gerek olmadığını yazmıştım son mektubumda.

bugün evdeyim. sıkıysa olmayayım. tüm üzümlülüğü üzerinde üzümlü kekin. zero toleration modunda. üzümlü kek aslında çok mutlu oldu, gezip dolaşabildiğime ama nasıl yapabileceğimi bilmediğimi ve ondan öğrenmem gereken çok şey olduğunu düşünüyor. bence de öyle zaten. ben bugün çok yorgun kalktım. tüm gün uyuyacakmış gibi bir halim var.

biraz güçsüz de düşmüş olabilirim. şu an tartılamıyorum ama sanırım 1-2 kilo verdim buraya geldiğimden beri. ne kadarı, sağlıklı bir kilo vermekti bilmiyorum. çünkü bazı akşam yemeklerini yiyemedim. hoşuma gitmediler ve sağlıksızlardı. ceasar’la geçiştirdim akşam öğünlerini hep bu yüzden.

neyse ki son 3 günümüz buradaki. üzümlü kekimin sevgisine geri kavuşucam sonra. dün gece canum canum diye sevmeye çalıştım, çift yumruk daldı. bir daha asla böyle bir geziye çıkmayacağım.

umarım hayatıma en kısa sürede geri döner de, hayatımın tüm gezilerine onunla çıkarım.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.