heller house inn, utah.

dinlenme günümüzde, ikinci kalacağımız ev otele ulaştık. gerçekten aynen böyle yatıyorum kas ağrısından:

ilk bakışta, bir seyahat bütçesi için, çok iddialı gibi görünse de, eğer kalabalıksanız, otelde kalmaktan çok daha uyguna gelen bir yer oluyor bu otel evler. zion’un bulunduğu rockville kasabası, gerçek anlamda pahalı bir yer. sadece akşam yemeklerine dışarı çıkıyoruz, çünkü sağlıklı bir şeyler yemeye kalktığınızda fiyatlar yükseliyor. gün içerisinde kahvaltı ve öğle yemeğini, evimizde alıştığımız tarzda da yeme ve içme şansımız oluyor bu ev oteller sayesinde.

akşam yemeği porsiyonları ise, hiçbir şekilde doyurucu değil. dün alttaki menüdeki king salmon’a, 32 dolar vermemize rağmen, küçük bir somon balığı ile birlikte, süslü püslü bir tabak geldi sadece.

aynı zamanda, herkesin kendi odasının olması, ev gibi zaman geçirecek başka alanlarının da olması, konfor açısından yine başka bir olumlu yanı. kıyafetlerinizi yıkama şansınız da oluyor.

bir yere gitmeden önce, hakkında bazı şeyler okursunuz. ben yapmadım böyle bir şey, çünkü başım gerçek anlamda belada bu gezi yüzünden. üzümlü kek etmediğini bırakmıyor. oyuncağı ile başkasının oynaması fikri, onu delirtiyor, şu an canıma okuyor benim.

bugün okuyorum da, başlangıç seviyesinin çok üzerinde, ancak profesyonel dağcıların tırmanması gerektiği bir yerde dolaşmışım dün. dünyanın en tehlikeli tırmanışlarından biriymiş. gerçi yükseklik korkum yok, bu beni her zaman avantajlı duruma getirir bu işlerde ama kaya tırmanışıydı ve ayağınız kaysa, büyük bir uçurumdan aşağı düşme şansınız oldukça fazlaydı. kayaların tozlaştığını ve ayağınızın altındaki ayakkabının bu tozlar yüzünden sürekli kaydığını da söylemem gerek. yani zion – angels landing biraz big deal.

üzümlü kek de buna çok mutlu olmuş değildi dün gece. böyle mi koruyor oyuncağımı eşin olacak adam diye kızdı yine bir miktar. ben senin zaten istediğinde en zor şeyleri bile başarabildiğini biliyorum, bu potansiyelin ortaya çıkmaması beni deli ediyor ama bu kadar tehlikeli bir şeyi de yapmamalıydın, ya sana bir şey olsaydı, öldürürdüm o herifi, diyor.

eşimin, bitmek bilmeyen bir dağ tutkusu var. bugün de dinlenmek yerine, başka bir yerine tırmanmaya gitti zion’un babasıyla. yanlarına telsiz de aldılar. umarım akşam olduğunda geri dönerler. işin içine telsiz girdiğine göre, biraz tehlikeli bir yere gidiyorlar.

bense, bugünü şehirde dolaşarak geçireceğim. kendime şapka ve daha iyi bir güneş kremi almam lazım. yüzüm gözüm çok kötü yandı. kıştan sonra ilk sıcak güneş çok acıtır beni ama brozlaşmayı seviyorum, dişlerim daha beyaz görünüyor. beyaz tenli biriyseniz, dişleriniz hiçbir zaman çok beyaz görünmez. insanı gerçekten deli eden bir detay.

yarın grand canyon’a doğru devam ediyoruz. arizona’da buradakinden daha çok zaman geçireceğiz.

kalan 1 haftanın nasıl geçeceğini bilmiyorum. üzümlü kek çok kötü gönül koyuyor. tam bir ızdırap benim için. yarım yaşıyorum şu an sanki. dün gece daha olumluydu ama bugün üzümlülüğü tutacaktır yine.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.