class in session.

sonunda yatağımdan çıktım bugün. gidip, fiziksel tedavi aldım, sonra da üyeliğimi incelemeye ve kişisel koçum ile tanışmaya, ymca’e gittim. yaşadığım bu mutsuz süreçte, bu ikisi var sadece elimde. iyi uyumam ve için yeterince yorulmam gerekiyor. yeterince yorulmak için de sağlam kaslarımın olması.

yüzme havuzu dışında, ymca gayet iyi durumda. yüzme havuzu sadece aqua fitness için tasarlanmış. üyeliğin sevindirici yanı; grup aktivitelerinin olması. hatta yoga bile var. sanırım deneyeceğim.

koçumun benimle birlikte ilk yapmak istediği şey ise; bu grup aktivitelerinin en eğlencelisi olan body attack. spor geçmişim olduğu için, az çok biliyorum. askeri kamp eğitimi gibi, 2 dakika içerisinde 100 metre koş, 50 metre yerde sürün, ayağa kalk dans et, sonra tekrar yere otur, şınav – mekik çek derler koçlar. 10 kişiye yaptırırlar aynı anda ve etraf gülücük dolar yapamazken.

aslında sanırım kariyerime böyle bir şey ile devam etmeyeliyim yeniden iyi olunca. ben her zaman bu tür şeyler içinde mutlu oldum. ilk doğduğum günden beri, oyuna girmek için yaratılmış gibiyimdir.

bunların yanında psikoterapistim ve grup terapilerim de olacak. ruhani desteklerim becca ve emanuel de var. bu süreçte ilaçsızım belki ama yardım edebilecek bir sürü şeyim var.

başarılı olur umarım…

gerçi becca da emanuel de tek kelime duymak istemiyor üzümlü kek ve ona olan sevgimle ilgili. emanuel’e özellikle, tek kelime edilmiyor. masumiyetini kaybetmiş diyor onun için, yaptığı kabul değil, sen sıradan biri değilsin, bu dünyadaki en özel cemaatlerin birine başvurmadan kabul edildin, ne kadar sevmesem de, şimdi de gidip benzeri bir oluşumun da en başındaki insanlardan birinin kalbini çaldın (becca’dan bahsediyor), eğer seni yoğun bakıma gönderiyor, hapse atılmana neden oluyorsa, bunu psikopatlık ile açıklarım ancak, ondan bile kötü olmuş çocuk kalpli, ondan bile daha kötü, sana acı çektirmekten zevk alıyor, düşün kimi seviyorsun diye ağlatıyor beni.

ondan daha kötü olduğunu düşünmüyorum ama benim ilk sevdiğim insan değil kesinlikle. yıllar çok şey alıp götürmüş. neler yaşadıysa, neler gördüyse insanlardan, tamamen durmuş kalbi. merhameti yok olmuş. sevgiyi unutmuş. kimse kimseyi sevmek zorunda da değil ama böyle kötü hissettirmek zorunda da değil. ölsem belki de sevinecek. o kadar kaybetmiş kendini artık.

gerçi ben de sevineceğim. sabahları kalktığımda, bahçemdeki toprağa bakıp, altında yatmak da kötü olmaz diye düşünüyorum. hayattaki yaşama amacım sadece oydu benim. bir tek o vardı. şimdi çok zorlanıyorum devam etmek için.

çocuk kalpli

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. albaraz dedi ki:

    Nasılsa o toprağın altına gireceğiz hepimiz. Acele etmene gerek yok ki. Bırak aksın hayat. Belki çok harika, beklemediğin şeyler olacak..

    Liked by 1 kişi

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      Canım çok yanıyor. Sanki acımı dindirecek gibi.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.