arada surlar olmayacak.

kafamdaki sorular ve cevaplar, o kadar hızlı güncelleniyor ki bugünlerde, hızına şaşırıyorum. antipsikotik aldığım halde, üzümlü kek’i rüyamdan çıkaramadım. demek ki, çok azına beynim bulaşıyor, yaratıyormuş. yaşadıklarımızın çoğu doğruymuş.

hangi kısımları ben yarattım ve hangi yerleri astral alemde gerçekti, bilmiyorum ama şuna da eminim, artık: her boyut kendi başına, farklı bir yaşam.

dün yazdığım maili çok sevmedi üzümlü kek. olmamıştı. resmen başından attın beni, dedi. yani şu durumda bile haksız durumdayım ya, pes! hapse girmişim, sağlığımdan, işimden, ehliyetimden olmuşum 10 gün içerisinde, muhtemelen ceza da alacağım, bu süreci daha hafif geçirebilmemi sağlayacak tüm ilaçlar da elimden alınmış. yetmemiş beni bir de kendi kalene hapsetmişsin. oradan çıkabilmem için tek şansım bu maili yazmak.

yalvardım artık ne olur beni rahat bırak, diye. kabul etti ama arada surlar olmayacak, dedi ama sınır var üzümlü kek, burada artık, iki farklı krallık var, seninle oynamayacağım artık seni istemiyorum, diyerek, kendi kaleme döndüm. kendi krallığımda kendi oyuncaklarımla oynayacağım bundan sonra.

bu arada, gerçekten burada yazdığım en özentisiz bloğum bile, son yazdığım mailden daha düzgün. elimden gelmedi. tükendim bu sefer. elim, tek bir tuşa gitmiyordu. zorla yazdım. hazır yazmışken, arkadaşı olarak bazı konularda uyarayım, dedim. başkasına yapmasın şu şeyleri. okumadığı 3.05 mesajlarını da atacaktım ama değer vermediğini bildiğim için, bırak kalsınlar, dedim.

içimdeki tüm ışık söndü. gerçekten devam edebilecek miyim bilmiyorum. yeniden iyi hissedebilir miyim, hiçbir fikrim yok. ağlayarak, burada kalpler kırılmaz, yazdığınızı düşünün sevdiğiniz kişiye ve o kişi, kalbinizi, okuduğu an, bir kere daha kırsın. bu oldu. kalbime bıçak saplansa, herhalde daha az acırdı. tüm zamanım yatakta geçiyor şu an. bir nöbet daha geçiririm diye eşimin izni olmadan, tuvalete bile gidemiyorum. ayağa kalkınca, birden düşersem, kafamı sert şeylere vurma ihtimalim var. üçüncü kez geçirirsem, bir daha hiç uyanamama opsiyonum da mevcut. o yüzden, şu an yavaştan alıyoruz.

ama iyi gitmiyor. gerçekten bir bahar günü, hayatımı kaybedebilirim. en sevdiğim paskalya çikolatalarını da bu sene çıkarmamışlar zaten.

çocuk kalpli