frozen.

bir insan, antipsikotiği kendine çare olarak görüyorsa, gerçekten mahvolmuş demektir ama böyle olacağını, bu yaz duymuştum, ben. türkiye’deki doktorum, kullandığım tüm ek sakinleştiriciler için, kredi kartı borcu demişti, eninde sonunda ödeyeceksin. o zaman ödemeye karar vermiştim ama sonrasında hayatım boyunca yaşayabileceğim en büyük acılardan birini yaşamıştım. kaldı öyle. sonra da hastalandım. hastanede kalırken, daha çok ek sakinleştirici aldım yoğun bakımda, sonra ambien’e başlatıldım. bu elimde değildi, abd’de kullandığım lunesta yoktu türkiye’de.

şimdi de onarılması gerekiyor tüm bunların…

sonunda uyudum bu gece ama daha çok bayılmak gibiydi. uyuyamıyordum ama uyumak da istemiyordum, onu görmemek için. sonunda uykuya daldım. öyle yorgunum ki, direk bedenimin dışına çıktım dalar dalmaz. bedenim zaten, uyumadan önce çıkmaya başlamıştı. kendi başımda bekledim. çocuk kalpliyi çok seviyorum. çok güzel uyuyor. onun başında durmaya karar verdim.

sonra, beklenen an geldi. o da benim başımda durmaya başladı. hiç konuşmuyorum. sadece gözyaşı döküyorum. çok üzgünüm, diyor. hala konuşmuyorum. blokelerime, kalbinden bloke ederek cevap vereceksin ve canımı acıtacaksın değil mi diyor. patlıyorum artık. ben, ne böyle şeyler düşünürüm, ne de planlarım, hayatımın son gününe kadar kalbim senin olacak, muhtemelen sonrasında da ama artık yapamam seninle, elimden gelen her şeyi denedim, gücüm yetmiyor, ölmek üzereyim, eskiden yokluğunu 12 saat de olsa uyuyarak hafifletiyordum, şimdi bir daha uyku ilacı da yazılmayacak, tüm gün boyunca cehennemde yanacağım, kalbimi dondurmak zorundayım, lütfen git artık, dedim.

sırrımı söyleyip, gideyim o zaman diyor. şu an üzüleceğim bir şeyi daha duyamam, lütfen diye tekrarlıyorum. sırrını söylüyor. lanet olsun, seni, gerçekten, zihnimde yaratıyormuşum, diyip uyanıyorum.

iyi olmaya, en çok onun için ihtiyacım var. yaşattıklarını, yaşayacak diye ödüm kopuyor. düzelirsem, belki o da kurtulur suçluluk duygusundan. kendi suçlarım da, doğuştan yetersizliklerim de var elbet ama bu kadarının, bir insan için çok fazla olduğunu düşünüyorum. tek mesaj, hayatımı sonsuza kadar değiştirirdi. bir şey hissetmesine, sevmesine de gerek yok. her şey için teşekkür ederim, lütfen hayatına devam et, geride kaldı, küçüktük, geçti, sahip olduklarınla çok mutlu ol, hoşçakal, diyebilirdi. ona yakışan buydu. ben de bu kadarına değerdim. dünya üzerinde bir sevgi ile sevdim onu. teşekkür edip, istemiyorum diyebilirdi.

hayallerim yine yıkılacaktı ama bu kadar kötü olmayacaktım. ne akıl hastanesinde yatacaktım, ne yoğun bakıma girecektim, hapse de atılmazdım belki…

(bu arada alakasız ama hep söylemek istediğim bir şey var. senin. ben. amk. wordpress. yeni versiyonda, yazım hatalarımı düzeltemiyorum. tıkladığımda, komple paragrafı seçiyor. normalde küfretmiyorum ama hayatım boyunca küfretmek için, bundan daha iyi bir zaman daha bulamayacağım için, son kez de olsa bunu yapmak istiyorum)

neyse, sonunda oldum antipsikotiğimi. davam da ne olacak bilmiyorum ama avukatımın garanti verdiği şeyler var, birincisi hapse girmeyeceksin, ikincisi ülkeden atılmayacaksın, sadece vatandaşlık başvurunun beklenenden uzun sürecek en kötü ihtimalle ama dava düşerse, bu da yaşanmayacak, dedi. eşim herife çok kızdı ama herifin kaza yerini terk etmesi, davanın düşmesini sağlayacak sanırım. yargıç, durumun gri olduğunu anlayacak. neden terk etti bilmiyorum. sanırım o da sarhoştu ve trafik cezası kayıtları dolmuştu. gidip sürücü değişti. ya da arabada, bulunması halinde çok zor duruma düşeceği bir şeyler vardı, onlardan kurtulup döndü. allah bilir.

bu da ilk defa olmuyor bu arada. kendi adıma, çekirge bir zıplar, iki zıplar, üçüncü de… durumu var. ilk defa bloke edilip, yaptığım ilk ciddi kazamda, zil zurna sarhoştum. kız kardeşimle, evde viski içtiğimizi hatırlıyorum. yuh ya, kokusu bile öldürüyor şu an. nasıl içtik anlamıyorum. o ayılıp, işine gitti ama ben devam ettim. sonra işle ilgili bir şey yapmam gerekti ve ofisime giderken kaza yaptım. 3 gün önce de aracımın sigortası bitmişti. aracım gidecek. çok da seviyorum. ali usta diye bir kaportacımın vardı. olay yerine hemen onu çağırdık. vurduğumu adamı ikna edip, aracı, görünmeyecek bir çektirdi, normal bir şekilde, sanki her şey normalmiş gibi, online olarak sigorta yaptırttı ve 1 hafta sonra, ya kazayı bugün yaptık kusura bakmayın, daha 1 hafta oldu ama kaza işte ne zaman olacağı belli olmuyor, diye sigortaya haber verdik. sadece araç değil sorun değildi bu arada. para hiç değildi. çünkü arabasına vurduğum adama ciddi bir ödeme yaptım. ehliyetimi kaybetmiştim daha önce alkolle araç başında uyuyakalmaktan. bu sefer komple gidecekti ve hapse de girecektim. ali usta, yıllardır sektörde. ne yapacağını biliyordu. beni de çok seviyordu. sürekli kaporta yaptırmam gerekiyordu, iyi araç kullanamadığım için. 2-3 haftada bir görüşüyorduk. adam aracı o kadar çok yaptı ki, birgün, ne olur sana başka bir şey alalım, mesleği bırakacağım bu araç yüzünden, dedi. kız kardeşimle, bana başka araç aldık ama gene de satmadık o kırmızı citroen’i. ailem biliyor eşyalarla duygusal ilişkiler kurduğumu. yıllarca erkek kardeşim kullandı o aracı. sonra bıktı, bir yerlerini yaptırmaktan. aracın bir tek tavanı hasar görmemişti, sürekli masraf çıkarıyordu. yeter artık diyip başka birine sattı.

huylu huyundan vazgeçer mi? tamamen unuttum bu kazayı ben ve o günlerde yaşadığım sıkıntıları. hiç ders almamışım. evlendikten sonra, şu an sahip olduğum bettle’ın avrupa modelini satın almıştık. o zaman yeşilköy’de oturuyordum. iş yerinde çalıştığım arkadaşlarımla, hafta sonları saçma sapan yerlere gidip, yüksek gürültü altında, içip sohbet ediyorduk. bir hafta sonu da yeşilköy’e gelmeye karar verdiler. gideceğim mekan evime o kadar yakın ki, yürüyerek ulaşmam 2 dakikamı alır ama o akşam, belki birinin ihtiyacı olur diye, yine de araçla çıktım. kızlardan bazıları, beylikdüzü’den metrobüs ile geliyor, onları durağa ulaştırırım belki. o akşam, çok içtim, çünkü mekan çok kötüydü. sesi çok güzel ama cinsel tercihi, alışılagelmişin dışında görünen bir adam, arabesk-fantezi tarzında şarkı söylüyordu. allahım, ben burada ne yapıyorum diye kısa süre içinde kahroldum ve ortama ayak uydurmak için 5-6 bira içtim. mekan, sabaha kadar açık. gece 2 olduğunda, kızlara ben artık dayanamıyorum, uyumaya gitmem lazım, dedim. araçla ayrılacağımı düşünmediler. yok artık, bu kadar da aptal değildir dediler herhalde içlerinden. mekandan ayrılırken, aracımı arka arkaya doğru çıkarıyordum ama çok hızlı çıktım. sonra büyük bir gürültü ile, başka araca vurdum. adam öyle bir indi ki araçtan, korkumdan koltuğa sindim. dövecekti beni. vurduğum araç çok iyidi. benim aracımın fiyatının nerdeyse, 4-5 katı kadardı. adam, kadın olduğumu ve sarhoş olduğumu anlayınca, durdu, evin nerede, araçları çekip orada konuşalım, aramızda halledelim, dedi. kendi aracını başkasına verdi, benimkini de kendi kullandı. evime getirip, beni eşime teslim etti. numaramı aldı. yarın konuşuruz, yat dinlen dedi.

ve sonra, adam beni bir kere daha aramadı…

1 ay, ha aradı ha arayacak diye sıkıntı çektim ama aramadı. artık o da ne halt karıştırıyorsa, olay yerinden kaçtı ve kazayı hiç olmamış saydı. arabamı yaptırdım sonunda ama kısa bir süre sonra ABD’ye taşınmaya karar verdim ve satmam gerekti.

aynı aracı ABDde aldım. şimdi de onu vurdum. bu sefer sarhoş değildim ama önceki sahtekarlıklarımın, yanıma böyle kalmadığını düşünüyorum. kalacağını düşünmem, tamamen kendi aptallığımdı zaten.

güne dair birkaç güzel haberim var aslında. hayallerim gerçek oldu! hep otobüse binemediğimden yakınıyordum, buraya yerleştiğimden beri. bir süre otobüsle işe gidip geleceğim. geçici ehliyetim de olsa, kimse araba kullanmama izin vermiyor. 2 otobüsle aktarma yapacağım. işe varmam 2 saatimi alacak. tüm şehri dolaşacağım. mutlaka da işe gideceğim. gitmezsem, çevremdeki herkes sırtını dönecek.

spora yazdırıldım ve hoca tuttular. işten sonra, yorgunluktan bayılana kadar salonda çalıştıracaklar. hoca tutmayı zaten düşünüyordum ama ceza gibi gelir mi diye vazgeçiyordum her seferinde. ceza olmuş oldu.

dbt grup terapilerine yazdırıldım yeniden. pine rest’e kısmen da olsa geri dönüyorum. durumumun, akıl hastanesinden yardım almaya yeterli olduğuna karar verdiler. koronadan dolayı çok zordu bu gruplara dönebilmek. becca yardım etti yine ama böyle kalmayacak, iyileştiğim gün seni çok kötü döveceğim, bunu biliyorsun, dedi. çok kızgın. becca’yı çok iyi tanıyorum. bahar da geliyor. ertelediği bir bildiri dağıtma cezası vardı. şimdi al bu bildirileri, tek tek posta kutularına bırak, her ayağın ağrıdığında da beni hatırla diyecek.

günde en az 5 km yürütecek beni…

bir kayak merkezine, kısa süreliğine de olsa tatile gidiyoruz. snowboard yapacağım. belki gölü de görürüm. her şey donmuş.

ben de dondum zaten. çok iyi olur. çok yakışırız.

çocuk kalpli

6 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Alev Abla dedi ki:

    Senin adına sevindim değişiklikler muazzam sayılır. WordPress olayına gelince çok haklısın ben bazen başa gidince Yazdıklarım silindi mi ?kontrolünü yapmak için ekran fotosu alıyorum düşünebiliyor musun. Üstelik klasik çalışmaya alıyorum bir bakıyorum hooop yeniye geçmiş🤷‍♀️ hadi iyi tatiller.😊

    Beğen

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      Çok teşekkür ederim. Evet çok sinir bozucu, üstelik ucuz bir site de sayılmaz. Yazıyı yazarken, durman gerekiyor, en az 2-3 dakika başka yerlere tıklayıp, paragrafın içindeki kelimeye tıklamaya çalışıyorsun. Ekran videosu alıp, müşteri hizmetlerine yazıcam. Gerçekten sinir oluyorum. Siteyi komple silesim geliyor.

      Liked by 1 kişi

  2. mesrapa dedi ki:

    Sırrını çok pis merak ettim

    Beğen

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      Asla yazamayacağım bir şey, zaten rüyada da olsa söz vermiştim asla kimseye söylemeyeceğime. Gerçek olmasının %0 bile ihtimali olmayan bir şey ve bu hayatta en çok duymak istediğim şey. Tamamen kendime ait bir cümle, kendi hayallerime, onunla ilgili doğru olmasına hiçbir şekilde imkan yok.

      Beğen

  3. jack şepırt dedi ki:

    Günlük roman dozumu aldım

    Liked by 1 kişi

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      Böyle düşündüğünüz için teşekkür ediyorum. Bana böyle gelmiyor ama bunu duymak gene de güzel.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.