“ben, kalbimi, en başından sana verdim”

hepimiz için mutsuz bir sabah ama ben garip bir şekilde huzurluyum. sadece neden bilmiyorum kafamı da kaldıramıyorum yataktan, sanırım boyunluk, boyun damarlarımı sıktıkça, knock out ediyor beni. bir tek duş alabildim, o da, eve gelecek saygı çalışanlarına saygı duyduğum için. fiziksel terapi alacağım yine bugün.

biricik kyle’ımız hastalandı. çok korkuyoruz hep beraber. ikinci kez geçiriyor, ilkini birkaç gün yatarak rahat atlatmıştı ama şimdi öyle değil. çok yüksek ateşi var, ayağa kalktığında da bayılıyor. eşim de huzursuz, koşarak, test olmaya gitti, temaslı olduğu için. geçen hafta üçümüz, aynı odanın içinde atiye’nin tüm bölümlerini izledik. ben yazın, kız kardeşimin eşi (bro) ile izlemiştim, bir kere de onlarla döndüm. çok ilgisini çekti kyle’ın. bölüm aralarında konuları ve yer isimlerini not aldı, türkiye’ye gelmek istiyor birgün.

her ne kadar birçok konunun, izleyiciyi çekmek uğruna, alakasız bir şekilde birleşmesinden rahatsız olsam da benim çok beğendiğim bir yapım oldu atiye. çok toparlayamadılar ama ikinci sezonda çok anlamlı bir şey vardı:

erhan, başka bir olasılıkta, her şeyi unutmuştu. atiye, sürekli karşısına çıkıp, ona kendini hatırlatmaya çalıştı. erhan biraz uğraştı ama çok ilgilenmedi. çünkü, sadece gözüyle görebildiği şeylere inanan biriydi. atiye’yi dinlemedi ve sonunda çok güvendiği, üvey babası tarafından öldürüldü. öldüğü sırada hatırladı her şeyi. ölmeden önce de, başka bir varlık tarafından uyarılmıştı. neden hatırlamaktan bu kadar korkuyorsun demişti erhan’a.

üzümlü kek’e son gönderdiğim kartpostal, bu başka varlık işte. kartpostal şunu diyor:

“hatırla üzümlü kek, biz seninle dünyaya gelmeden önce tanışmıştık. ben, kalbimi, en başından sana verdim, bana geri dönmesi mümkün değil artık. bu hayatta da yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen, yeni bir dünya kurduk beraber, şimdi o dünyada yeniden beraberiz ve birbirimizi çok seviyoruz, o dünyada iki gün bile küsemiyoruz, ne olur hatırla bunu, beni hatırla artık”

aslında üzümlü kek, yine küstü rüyamda ama yanımda oturdu hep, başka yere de gitmedi. çok düşünceli bu aralar. zihninde bazı şeyler var ve paylaşmıyor. giremiyorum içine hiçbir şekilde. izin verdiğini kadar, dünyasına girebiliyorum. benden sakladığı bir sırrı var. ne olduğunu sorduğumda, seni incitmekten korkuyorum, seni korumaya çalışıyorum, sorma ne olduğunu, diyor.

bazen bunun, gerçek hayatta kendini kapattığı, kaleden çıkamayışı olarak yorumluyorum. korkularından kale yarattı kendine üzümlü kek. bazen de aklıma, biri, kötü bir şey mi yaptı diye geliyor. biri üzücü bir şey yaptıysa, ben, gerçekten aklımı yitiririm, muhtemelen ona bir şey yapan kişiye de zarar veririm. dünyanın en iyi insanı değilim ben. sevdiklerim konusunda, özellikle de üzümlü kek konusunda çok hassasım. hayal edemiyorum olası tepkilerimi.

daha yazın yaşananları toparlayamadım. hala, bu yazı, nasıl aşacağımı bilmiyorum. düşününce gözlerim doluyor.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.