a new day.

ne bekliyordum ki? 1 hafta içerisinde 4 kere, bana dokunan maddeleri kullanıp, hiçbir şey olmamasını mı? artık %100 emin olduk, epileptik sıkıntımın, bu maddelerin, çekilmesine bağlı olduğuna. ne zaman alırsam vücuduma bu maddeleri, her zaman olacak bu epileptik nöbetler. her zaman kendimi, bugünkü gibi, mahvolmuş bir şekilde, yatağımda bulacağım. ambien bir yere kadar yardımcı oldu, bir yerden sonra, o da yeterli değilmiş meğer.

kıyamet koptu. aileler arası kavga, dram, gözyaşı, her şey yaşandı bugün. eşimin babası, görüntülü görüşmede ağlamasa, her şey sonsuza kadar kapanacaktı. annemin öfkesi durmak bilmeyecekti. zaten uzun zamandır, yardım sinyalleri atan evliliğim, bugün bitecekti.

hiç bu kadar yakınına gelmemiştik ayrılığın…

sana aşığım, zarar görmemen, kötü hissetmemen için yapıyorum bunu, elimden daha iyisi gelmiyor diyor eşim ama hayatıma sağlıklı olarak devam edebilmem için, ihtiyacım olan model kesinlikle bu değil. benim ne yazık ki, daha sert bir şeylere ihtiyacım var, hayatta kalmak için.

tersten mi yatsam. bunca şeyin üzerine, şimdi bir de üzümlü kek, rüyamda, kıyameti koparacak. annemden bile beter edecek beni. annem de zaten etti ama orada kalmak istiyorsan, yarından itibaren hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edersin, dedi.

dışarıya çıkacağım. sabah, önce üzümlü kekimin kartpostalını tamamlayacağım, sonra kayak merkezine gideceğim. o kartpostalı yazarken, fenalaştım zaten. kalbim öyle kadar kırık bir şekilde yazıyorum ki “burada kalpler asla kırılmaz”ı, her harfinde, gözlerimden yaşlar fırlıyor. tüm yazdığım kartpostallar, teker teker gözümün önünden geçiyor, hayal kırıklıklarım kalbimi paramparça ediyor.

ama beni iyileştirecek şey, yine, bu kartın gitmesi olacak. ne yaşanırsa yaşansın, hallettim bak, sorun değil, geçmiş geçmişte kaldı mesajı, bu son gidecek olan kartpostal. aslında yollamasam diye de düşünüyorum. onun yeri göğü delen öfkesine karşı, çocuk kalpli sevgim ile galip gelebilir miyim bilmiyorum artık. o kadar çok denedim ve her denememde başarısız olup, o kadar çok ağladım ki, artık bir umudum olmasından bile korkuyorum.

ve bu gözyaşları ile yazılan kartpostalın, bir ömür, arkasından gelmesinden korkuyorum eğer yine bu öfkesinde ısrar ederse. bu kartpostal, dolma kalem ile değil, gözyaşı ile yazılıyor. bunun ahının, onu, bir ömür, mutsuz etmesinden korkuyorum. ben, zaten çok yaşamayacağım ama onun hep arkasından gelecek yazdığım son satırlar. bir daha asla huzur bulamayacak. ölürken seni affediyorum desem bile, o kendini hiç affedemeyecek.

neyse, olan oldu. ilk defa nöbet geçirmiyorum ve geçirmemek için ne gerektiğini artık biliyorum. sadece ben değil, eşim de biliyor artık. ölmüş değilim. devam edeceğim. buzların, karların içine atacağım kendimi.

yarın hepimiz için yeni birgün.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.