hain kek.

bazen pek yolunda gitmiyor. dünkü hastane ziyaretimden sonra, annem şarjımı bitirene kadar dövdü beni telefonda. eşime de yazmadığını bırakmamış. eline nasıl ilaç bırakırsın diye üzmüş onu. gözleri doldu sabah. ağrı kesici kullandım çünkü çok ağrım vardı!! en başta ameliyatım iyi geçmiş gibiydi. lokal anestezi vardı, bir de güçlü ağrı kesiciler ama 3 gün sonra ağrım dayanılmaz olmaya başladı. çünkü ağrım olmamasına güvenip, türk restoranından şiş kebap almıştım. et yedim yani ama kendimde değildim, birkaç gün önce anestezi almıştım. bu tür şeyler kendi reçetemle birleşince, beni, her şeyin dışında bırakıyor.

dün hayatımda ilk kez morfin aldım. o da, farklı bir etki yaptı bende. hareketsiz kaldım 10-15 saniye. üzerimde korkunç bir baskı var gibiydi. sıkıştım sanki. yatakta da geri yatamıyorum, kalakaldım. sonra anlamsız bir keyif. catscan’e giderken, beni sedye ile götüren kişiye, bu çok eğlenceli, bana tüm hastaneyi gezdirsene böyle diye saçmalayışım. eşime bu hep oluyor morfinden sonra diye gülmüş.

çok ağrı kesici alınca, midem zarar gördü. o yüzden hastanelik oldum. bu sabah da ağrıyor ama annemden öyle laf yedim ki, hayatım boyunca bir daha ağrı kesici kullanabileceğimi sanmıyorum. hala kendime gelebilmiş değilim zaten. dişim de hala ağrıyor. az önce sandalyeyi oturmak için çekip, yere oturdum. tutturamadım sandalyeyi. yere düştüm.

bugün, hiç hoş zaman geçirmiyorum…

sabaha kadar da üzümlü kekten çektim zaten. ben, sana uyku saatin ile ilgili, eğer geç yatarsan, seni mahvederim dedim mi demedim mi diye soruyordu. zalim kek. eski köprünün üzerindeki noel süsleri çok güzeldi!! sonra, kendini özlediysen, ben gideyim madem, dedi ama çok sert bir şekilde söyledi, içimde bir şeylerin ağladığını hissettim. hayır hayır, öyle çok da emin değilim, buradan da gitme çok kötü hissediyorum, seninle alakası yoktur, birkaç gün sonra böyle hissetmem muhtemelen diye sarıldım.

doğrusu da bu. vücuduma o tür maddeler girince, tüm duygularımı kaybediyorum. başka türlüsü de olmazdı ama diyor eşim, bundan öncekine bile dayanamadın, öyle gülme gazıyla olacak gibi değildi, çok da az aldın, bu konuda yardım almalısın diye tekrarladı. psikolog göreceğim sanırım. bunu istemiyorum ama bu sefer yapmak zorundayım. kendi başıma altından kalkamayacağım. virüs yüzünden yoğun bakımda aldığım anestezi ruhumu paramparça etti. başka şeyler de yaşadım. sevdiğim insan zarar gördü. sonra da bana zarar verdi. korkunç şeyler yaşadım. korkunç bir yazdı. bastırmaya çalışıyorum ama başaramıyorum.

üzümlü kek, o patlamayı eminim aşmıştır. ben başaramadım henüz. rüyamda da o güne gidiyorum zaten. rüyamda zamanda yolculuğu yapıyorum. şimdi ben bunu psikoloğa nasıl anlatayım. güneş sisteminden, kuantum fiziğine kadar açıklamam ve bu yolculukların beni duygusal olarak çok aştığını ifade edebilmem lazım. olay rüyada geçiyor diyip geçemiyorum ne yazık ki. bir de işin içinde sevdiğim insan olunca, hepten sarsılıyorum.

bu hayatta en zor şeylerden biri, akıl hastalığı olmayan birine akıl hastalığınızı anlatmak. ben yıllarca denedim bunu, baktım anlamayacaklar, vazgeçtim anlatmaktan. kimseyi de suçlamıyorum. insan yaşamadığı şeyi anlayamaz. ben de bazılarını anlayamıyorum.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.