go divorce.

2021 de benim için pek iyi başlamamış görünüyor. ilk günlerinde battal bey öldü, şimdi de evliliğim ölüyor. bilmiyorum, belki duygusal bir toplum olduğumuz için mi böyle ama ben çok üzüldüm, kağıt üzerinde bile olsa boşanacak olmamıza. böyle hissetmem sanıyordum. yanılmışım. halbuki, biz 2016 yılı sonbaharında, evlendiğimiz gün bile bugünün planını yapmıştık. olmazsa zorlamayız, hayatımıza sadece arkadaş olarak devam ederiz, uzun süre de kimseye bir şey söylemeyiz demiştik.

sonra o kadar şey oldu ki…

evliliğin ilk günlerinde ikimiz de kendimizi, kandırmayı başarmıştık. eşime çok aşık olduğumu hatırlıyorum. evlendikten kısa bir süre sonra ABD’ye gitmişti. günleri sayıyordum ona kavuşabilmek için. asmalı mescit’te otuyorduk o sırada. çok güzel ama çok gürültülü bir yerdi. hafızam çok kötü. o sokakta her gün kullandığım metro’nun adını hatırlayamıyorum şu an. yanında pizzacı vardı. sadece aklımda bu kalmış. orada buluşmuştuk ABD’den dönünce. kar yağıyordu o akşam. hayatım boyunca, romantik hislere sahip olduğum, elle sayılır birkaç günden biriydi.

çok heyecanlanmıştım. kalbim duracaktı o akşam.

bunu yazarken rüya günlüğüme gittim. o sırada başka neler olmuş hatırlamak için. rüya yeteneğim, evlilik öncesi aldığım ağır tedavi sonrası, çok bozulmuş. nerdeyse 1 yılı rüyasız geçirmişim. noel’de geri dönmüş. geri dönen tek şey değil bu değil. üzümlü kek, ilk, 2019 yılında girmemiş rüyama. bunu ilk defa 2016 aralık ayında yapmış. her sonbaharda kötü hissederim. o zamanlar da hissetmeye başlamışım. tabii, aklım da başıma geliyor yavaş yavaş. aaa bir şey kaybetmişim, o da ne, üzümlü kek yok! üzümlü kek gitmiş! her gün daha çok acı hissetmeye başladım o sonbaharda. daha önce de demiştim, yapabileceğim hiçbir şey yok gibi gelmişti, o zamanlar. bu yüzden, arkadaşım faustina’nın tavsiyesi ile terapi almaya başlayacaktım bu konu ile ilgili ama terapi de olsa, elimde reçete ile ayrıldım doktordan. reçeteme başlamadan önceki gece yazdıklarım ise şunlar:

“a. istemiyor, tek ilaç daha istemiyor, ayılmamı bekledi bunca zaman, şimdi bu ilaçları alırsam beni buna pişman edecek”

şimdi o zaman düşündüm. üzümlü kek daha ne yapabilirdi ki? zaten gitmiş. kaybedeceğim her şeyi kaybetmişim. terapiler başladıktan sonra birkaç kere de olsa rüyama girmeye devam etmiş. her zaman da kızgın ve mutsuzmuş. 2017’in ortalarına kadar böyle olmuş. gerçekten her geçen gün beni buna biraz daha pişman etmiş.

o, 2017’de libya’ya gittikten sonra büyük bir kopuş yaşamışız. 2019 ocak ayına kadar bir kere daha rüyama girmemiş. ben de, o libya’ya gidince, ABD’ye yerleşmeye karar vermişim. ondan kısa bir süre sonra ben de ayrılmışım türkiye’den.

sonra ne olduysa, 2019 ocak ayında geri dönmüş rüyama. ondan sonra da hiç ayrılmamış.

ayrılmaz da umarım. ona gerçekten çok ihtiyacım var şu an. evlenmek ne kadar zorsa, boşanmak da o kadar zor olacak benim için. çantamı alıp çıkmak istiyorum eğer bir boşanma oluyorsa, şirket kurarmış gibi boşanmamız, bence çok salakça. uzun zamandır iyi olacağım bir anı beklemişler. battal bey ölünce, epileptik nöbet geçirmediğime güvenmişler. iyileştiğimi düşünmem için çok kısa bir süreydi. kötü bir şey olduğu da yok aslında. sadece bir kadın olarak mı incindim acaba. tam anlayamıyorum şu an hissettiklerimi. kağıt üzerinde gerçekten. boşanmadan önce mirasçı da olacağım. hala ailenin bir parçasıyım şu şekilde. kötü hissettiren şey ne bulamıyorum.

anneme söyleyemedim henüz ama annem, bu işin bir yerinden hoşlanmayacaksa, en çok bu maddi kısmından hoşlanmayacak. daha önce elime geçen fazla miktar para, bana çok büyük sorun oldu hayatımda. hepsini uyku ilacına yatırdım. gerçi abd’de yapamam öyle bir şey. burada hapse girmeden, o tür şeyler yapabilmek imkansız. bizimkiler daha kendinden kalacakları bile kardeşlerime bırakmak istiyor, benim yönetemeyeceğimi düşündüklerinden. kardeşlerinin gözetiminde olsun sana kalanlar diyorlar.

eşimin ailesinin ne kadar parası var bilmiyorum ama şuna eminim; o para gerçekten yönetemeyeceğimiz bir boyutta. sadece benim için değil, eşim için de fazla. eşimin kardeşine hiç girmiyorum. eşimin kardeşi de otizimli ama daha düşük fonksiyonlu. alışverişe bile gidemiyor. sokağa hiç çıkmıyor.

bilmiyorum, bugün önerilen bir şey oldu ve bence bu çok daha mantıklı. 3’ümüzünde parasını biri yönetsin. ailenin içinden veya dışından. başka biri yönetmeli.

gerçekten bunları yaşadığıma inanmıyorum.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.