letdown.

yılın en nefret ettiğim günü. o yüzden, oyuncaklarımla oynamak dışında, hiç yatağımdan çıkmadım bugün. zaten öyle bir yorulmuşum ki kaç gündür, hiç sıkıntı da çekmiyorum üzerinde. direk uyuyakalıyorum. üzümlü kek kızacak buna ama gerçekten çok yorulmuştum. uyumasam, kendim dahil herkesin başına yıkarım bu dünyayı.

bu günün acısını hafifletmek için, 1-2 gün içinde tekrar kutlama yapıyoruz. daha küçük bir şey oluyor, ya biz becca’lar gidiyoruz ya da onlar geliyor. maksat çocukların ağlamasını durdurmak. (ben de dahilim o çocuklara) bu yıl, dış mekan aktivitesi yapacağız çoğunlukla. aslında hepimiz virüs aldık, onlar da çok hafif semptomlarla geçirdiler ama eşim geçirmedi ve emin olamıyoruz. çocuklar da hep bir soru işareti, çünkü her yeri elliyorlar.

“en kötü noel bile, hala noel” sözü bir kere daha gerçekleşti. benim için komik geçti. biraz da, öncesinde üzümlü kekimle huzura erdiğim için böyle oldu. zor günler geçirdik aralık ayında. işler pek iyi gitmedi rüyalarımızda.

oyuncaklarımla meşgul oldum. noel ağacımın dibindeyim şu an. kötü yerleri görünmeyecek şekilde döndürüp, ayıcıkları tekrar yerleştirdim, çünkü ayıların asılı durduğu yerler eğiliyor. üzerindekileri taşıyamıyor bir yerden sonra. düzeltmek için dallara dokunduğunuz anda kırılıp, elinize geliyor. gerçek bir ağaca sahip olmanın en büyük dezavantajı bu.

birçok insan dalga geçti, 13 gün neyle uğraştınız diye ama yukarıda yazdığım nedenden dolayı, dallara hasar vermeden ışıkları takıp kaldırmak zorunda kaldım. bir de ağaç ya yeşil, ya kırmızı ya da sarı görünüyordu. tüm ışıkları eşit şekilde dağıtmam lazımdı. fotoğrafta ve videoda tüm ışıklar belli olmuyor. tüm ışıkları taktıktan sonra, kutuları kaldırırken 1200 tane ışık olduğunu farkettim üzerinde. sonra onu 1300’e çıkardım. ağaç 2,4 metre olunca ayıcıklar ve süsler de az geldi, ayıları 30’a, topları 100’e tamamladım.

gene de bazı yerleri boş kaldı. instagram’da istediğim ilgiyi görememiştim. şunu anladım ki, bu, ABD’nin hala facebook alışkanlığını terk edememiş olmasındandı. burada facebook hala ilk ulaşım aracı. 25 yaşın altındakiler kullanıyor instagram’ı.

çok fazla iletişim kurunca da, biraz kendimle kalma ihtiyacı hissettim. bazı günler tek kelime bile konuşmak istemem. öncesinde öyle yorulurum. bugün onlardan biriydi. pazartesi gününe de hazırlıyorum kendimi yavaş yavaş. üzümlü kekim istemedi diye genel anesteziyi red ettim ama neye maruz kalacağımı iyi analiz ettim mi gerçekten bilmiyorum. korkuyorum biraz. diş operasyonu geçireceğim. sıkıntılı bir yere müdahale edilecek.

yılbaşı heyecanı, pek yaşamıyoruz abd’de. burada, insanların yeni yıl’dan anladığı evde parti verip, deli gibi sarhoş olmak. noel önemliydi bizim için. gelecek yıl noel’e kadar başka bir şey, böyle mutlu edemez bizi.

yeni oyuncaklarımla da oynadığıma göre, üzümlü kekimin kalbine, yani evime geri döneyim. bazen böyle uyuyorum sanki orada. tabi üzerimde pijamalarım olmasını umut ederek.

mutlu geceler,

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.