bunu konuşmak istemiyorum.

“bazen dünyadaki en güçlü sakinleştiriciyi bile yapsalar, sakinleşebileceğimi veya uyuyacağımı, düşünmem.”

aynada bir gözüm kendime, ötekisi başka yere bakıyor. doktorumla konuştum az önce, kendine geldin mi diye soruyor. yani evet ama zımba ile kağıt delermiş gibi mi yapmak lazım bu iğneyi, elin çok ağır, her defasında sakat kalıyorum, diyorum. güçlü bir şey yaptım o yüzden acımıştır diyor. anlamı: bugün 2. kez gelmem lazım, daha hafif bir şey yapacağım.

ben aynada bile uyuyorum ama sen bilirsin…

yarın, kuaföre gidip, noel aile fotoğrafı çekilecektik. yatmış oldu. zaten ne geldiyse başıma, bu fotoğraf işi yüzünden geldi. frankenmuth’a gidip eşimle o fotoğrafı çekildiğimden beri, rüyamda etmediğini bırakmadı üzümlü kek.

ilk defa da, olduğum sakinleştirici ona yaradı. tüm kızgınlığım geçmiş. eğer bir kızgınlık, sakinleştirici ile geçebiliyor ise, üzerinde düşünmeye bile gerek duymam genellikle. okumasam, son yazdıklarım aklıma bile gelmezdi bu sabah.

günler yine karıştı. olay pazartesi olmuş ama o gün bende hiç yok. o varsa, salı yok. ikisinden biri yok. becca gelmiş pazartesi, elimi tutup başımda dua etmiş. gene ne oldu, diyor bugün, ne yazdın ve bloke edildin. gerçekten bir şey yazmamışım bu sefer. kendim de hayret ettim. doktor erken müdahale etti, ondan da olabilir. becca, 26 aralık’ta bekliyordum diyor, erken oldu.

noel’in ertesi günü ABD’deki tüm çocuklar ağlar. onlardan biri de benim.

bilmiyorum. gerçek hayatta da, noel zamanı yanımda değilken üzümlü kek, bir de rüyada tartıştık, birkaç gece ve buna ben artık dayanamadım. intihar etmeye karar vermiştim en son. eşim anlıyor bu halimi. hemen doktoruma mesaj bırakıyor. doktor da kendinden bir alt seviye olan doktoru gönderiyor. burada MD ve PA var. ikisi de doktor ama PA daha az kıdemli. peter bir PA. iğne yapmayı bilmeyen bir PA. bugün yapmasa olmaz mı acaba. ağrı kesici alacağım nerdeyse. yaptığı yer çok acıyor. ikinciye hazır değilim. sıcak havlu ile ilkini iyileştirmeye çalışıyorum.

bazen olduğum sakinleşticiler hiç konuşulmaz. ne eşimle, ne annemle ne de başkası ile konuşurum. onlar da nedenini sormaz. cinsel hayatım olmadığı ve kendime de bu konuda yardım edemediğim için, nedeni sorulmayan bir sakinleştiricim vardır benim. 6 ayda veya 1 yılda bir olurum. şifre kodu, “bunu konuşmak istemiyorum” dur. bu seferkinin alakası yoktu ama öyle demek zorunda kaldım.

başım dönüyor. bari alt katta ağacımın yanında uyuyayım bu gece. ayıcıklarımla beraber. bir değişiklik olur.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.