sadece zürafaların hesabını sorarım.

hastaneye gitmekten son anda vazgeçip, kendimi noel süslerime adadım bugün. son anda, üzümlü kekimin bu konu hakkında söylediklerini hatırladım. hastaneye yatmamı istemiyordu. evde kalırsam ölecektim ama hastaneye gidersem de üzümlü kek öldürecekti.

her zamanki pişmanlık. geçen sene son ana bırakmayalım, aralık başladığında hazır olsun diye konuşmuştuk ama bugün farkettim ki, bunu da unutmuşum. ağaç her zamanki gibi yerine oturmadı, çünkü oyuk yeterli gelmedi. içeri taşıdıktan sonra tekrar dışarı taşıdık. hatta gülmekten onu da beceremedik, ağaç, kyle’ın üzerine yıkıldı. yüzü gözü çizildi. ağacı alırken de ölçüye dikkat etmemişiz. tarlada daha ufak duruyordu. bir baktık eve sığmıyor. dalları budadık, kestik bir şeyler yaptık. gene de sığmadı, odanın yarısı ağaç şu an.

ışıklandırmaları da üzerine takamadım. hepsi bozulmuş. kapalı bir kutuda olmalarına rağmen, hiçbiri yanmıyor. gidip ışıklandırma almamız gerekecek sil baştan. bugün yapamadık. gücüm bu kadarına yetti. ek olarak kuşlar çok korktu bu ağaçtan. özellikle magic, mutfakta saklanıyor. bunu da bir çözüme kavuşturmamız gerekecek.

eşim bu kuş neden böyle diye sordu bugün. gözünün önünde akrabalarını yediğin için olabilir mi dedim. bu cümleyi evimize bir daha tavuk parçası girmemesi adına kurdum. azıcık bir şey yiyesim varsa bile bu tavuk parçacıkları yüzünden, onu da kaybettim. kaç gündür kusup duruyorum. hastaneye gitmek istiyorum aslında ama orada kalmak istemiyorum. türkiye’deki gibi bir serum takar mısınız olayı yok. girersem, hemen çıkabilir miyim orası net değil. işe de evden çalışacağıma söz verdim. pazartesi başlarım dedim. bir şeyler yemem gerçekten çok önemli. çok hızlı kilo almıştım. şimdi de çok hızlı veriyorum. bu da en az kilo almak kadar kötü bir şey.

yazı yitirdim derken, noel de tehlikede şimdi. becca, gördün mü gününü yerine artık dua ediyor. çünkü biliyor noel kutlayamamamın, hiçbirimiz için hayra alamet bir şey olmadığını. o yüzden kyle’ı biraz da itekliyor bana yardımcı olması için.

seni herkes çok seviyor. kıskanmaya hangi birinden başlayayım. 

çocuk kalpli

ağacı budarken, dün geceki rüyalarımı ve üzümlü kekimi düşünüyordum. ne kadarı doğru, ne kadar gerçek olabilirdi, bunun cevaplarını aramaya çalıştım. öncelikle kendimden başladım. eşimi ve becca’yı düşündüm. bu tür konularda empati yapabilmem için, tam tersini düşünmeye çalışmam gerekir. yani becca’yı üzümlü kek yerine, üzümlü keki becca’nın yerine koymam gerekir. 1 saniye içinde ulaştığım tek cevap; tanrım bu çok korkunç, hayır, hayır, hayır, hayır oldu. böyle olunca, hiç eşimi denemeye kalkmadım bile. sonra buradan aldığım bir yorumu hatırladım. o kişi ile konuşmuyoruz artık ama hakkını da teslim etmem gerekir. bunun olacağını, bunların olacağını ve bundan kaçamayacağımı söylüyordu. üzümlü kek zaten ABD’de yaşamamı istemiyordu, şimdi bir de kimse ile paylaşamayacağı bir sevgi ile seviliyor. tanıdık olmayan bir sevgi ile. bu ne kadar umrunda, şu an bilmiyorum, onun için çok zor olmalı tüm yaşadığı şeylerden sonra ama içimden bir ses, eninde sonunda bunları düşüneceğini söylüyor. o gün geldiğinde de, bu hayatımdaki iki insanı bana soracak.

aslında güldüm becca’yı hatırlayınca. böyle bir şey duysa, herhalde üzümlü keke tepkisi “al bunu, ikiniz de s. gidin bu ülkeden, bir daha da sakın gelmeyin” olur. öyle bıktı bizden. şaka bir yana becca hala kırgın üzümlü keke. kızgın değil ama kırgın. yazın yaptığı şeye inanamıyor. bense, ilk defa bu sefer suçu yok diyorum, hiçbir suçu yok, ikimizin de bir suçu yok, öncesindeki şeyleri tartışırız ama bunu tartışamayız. çok korkunç bir yaz oldu. elimizde değildi hiçbir şey.

üzümlü kek’in onu kıskanmam için söylediği şeye gelirse. bu yukarıda yazdığım 3.05 mesajı gibi imkansız. soru işaretsiz bir konu. yerine düşünemeyeceğim, karşılaştıramayacağım türden. hangi birinden başlamam gerekiyor, gerçekten bilmiyorum. o kadar çok insan var ki onu seven, stalklamaya kalksam bile başaramam. onu çok seviyorlar. bu yüzden, bir erkek arkadaşı olması benim için inanılmaz veya heyecan verici bir şey değil. şu durumda olmaması tuhaf olur. ayrıca, ben de onu sevmelerini istiyorum. bunu sonuna kadar hak ediyor.

olur da bunu isterse, sadece zürafaların hesabını sorarım. çünkü onları gerçekten beraber görmeliydik.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.